Ana Sayfaİletişim
1897 Kıbrıs Türk'ünün İlk Lisesi
Lefkoşa Türk Lisesi
Lefkoşa Türk Lisesi

Dr Ulaş GÖKÇE'den "Küreselleşmenin Eğitime Etkisi " Konulu Konferans
Ulaş, küreselleşmenin 1970’li yıllarda başladığını teknolojinin ve ülkeler arasında iletişimin artması ve göreceli olarak demokrasinin yayılmasıyla ortaya çıkmaya başlamıştır. Kanada’da hala süren bir ayrılıkçılık var. Burada devletin sürdürülebilirliğini sağlamak için çok kültürlülük kavramı ortaya atılıyor.
İşin teorik kısmı Kanadalılara ait. 1970’li yıllarda devletlerinin dili 2 tane olmasıydı, yani İngilizce ve Fransızca konuşan kısmının eşit olması öngörülmüştü. Amerika’da ırkçılık karşıtları zafer kazandı. Amerika’da asimilasyon politikası geçerliydi. Gelenler Amerikan toplumuna katılıp, İngilizce konuşacaklardı. Siyahların yönetimde söz sahibi olmayı talep etmeleriyle ciddi manada nüfus hareketleri oldu. Amerika’daki etnik sorunları çözebilmek için de Kanada’nın tecrübesi olan çok kültürlülük kullanılmaya başladı. Bu iki ülke çok kültürlülüğün merkezi oldu.

Etnik Gruplar arası uzlaşı teori ve uygulamaları:
SSCB ilk olarak halkların kardeşliğin vurgulayan ülke olmuştur. Lenin’nin hala günümüzde de kullanılan birçok çalışma vardır. Bireyler ve gruplar arasındaki sorunların temelinde sınıfların olduğu vurgulanmıştır. SSCB dağıldıktan sonra birçok yerde etnisiteler savaştı ve çok kan döküldü. Buradaki çatışmaların temelinde SSCB’nin özerk cumhuriyetler kurması yatır yorumunu yapmıştır.

Esperanto Hareketi:
1920’li yıllarda ortaya çıkan bir harekettir. 1950’li yılların başından itibaren linguistik ve unnasyonal dediğimiz yani milliyetçiliğin tam karşıtı olan bir harekettir. Bugün hala daha mevcuttur bu hareket. Genellikle Hint-Avrupa dili temelinde yapay bir dil ortaya çıkarmıştır. Amaçları, onlar çatışmaların giderilmesindeki temel noktanın çatışmaların nedeninin ortadan kaldırılması gerektiğini söylüyorlar. Halbuki tek bir dil ve tek bir etnisite olsaydı sorun da yaşamazdık demektedirler. Bunun yanında bir de kürersel vatandaşlık var. İdeolojik bir yaklaşımdan çok burada kendilerini heralde KT’nin önemli bir kısmının -cebinde pek çok ülkenin pasaportu olduğundan- dünya vatandaşlığını öngörüyorlar. Burada yurtseverliğin olmaması eleştiri almaktadır. Burada kozmopolitanizimden bahsetmiştir.


Avrupa Çokkültürlülüğü:
Buradaki çokkültürlülük ekonomik ihtiyaçlardan ortaya çıkmıştır. İlk olarak İsveç ve Hollanda’da ortaya çıktı. Hollanda’da eski kolonilerinden çok fazla göçmen ithal etmişlerdi. Bunların yerlilerle çatışması sökonusu olmuştu. Bundan dolayı ithal edilmeyi tehlikeye atan bir noktaya geldiği zaman Hollanda’da çokkültürlülük kavramışna geçildi. İsveç’te hümanizma anlamında çokkültülülüğü gledi. İsveç’in 4dili var ve göçmenler bu halklarla eşitlenmiştir. Bundan başka Fransa ve Almanya’yı sayabiliriz. Fransa’da ulus devlet yapısı olmasına rağmen Kuzey Afrika’dan gelen göçmenlerle yaşanan sorunları aşabilmek için çokkültülülük kullanılmaya başlandı. Avrupa’daki temek güdü buradaki sistemin sürdürülebilmesi için etnik grupların izole edilerek sessizce yaşamalarını sağlamak içindi. İsveç’te ise 102 ayrı dilde okul kurulmuştu. Bu ülke siyasi manada çokkültürlü politika uygulamasının lideridir denilebilir. İngiltere bunu yine de uyguladı. Almanya direnen ülkeler arasında yer aldı. Özellikle ilk göç yani nüfus ithali TC’den sağlandı (1950-1960). Bir süre sonra bu nüfusun geri dönmeyeceği anlaşıldı. Türkler’in kitlesel olarak geri dönmeyeceği ortaya çıktıktan sonra bu nüfus topluma entegre edilsin diye çok çalışıldı. Şimdi etnisiteleri topluma katmak için entegrasyon terimi kullanılıyor. Çokkültürlülüğün sistemsel eleştirisi yapılabilir. Çok fazla uyum çalışması ortaya birkaç tehlikeyi ortaya çıkarır. Bir tanesi kültürler erozyonudur. Genel bir orta kültürsüzlük oluyor eleştirileri var felsefecilerin. Bir vasat yani keskin kültürler yerine bir erozyona uğramış dil ve bir orta seviye kültür oluşuyor eleştirisi de felsefeciler arasında olmaktadır. Butür sorunların çözümü için tek bir formül yoktur.

İmparatorluktan ulus devlete, ulus devletten çok kültürlü, hoşgörü devletine. Hoşgörülü devletten nereye?
Kanada herhangi bir etnisiteye ve dini bir gruba ait bir yer artık değildir. Nedir bugün sorunlar yaratan çokkültürkü ortamın ve devletin alternatifi nedir? Sorusu gündeme gelmektedir. Bunun alternatifleri literatürde ve tarihte bulunmaktadır. Çokkültür bir devletin birinci alternatifi izolasyondur. Mono etnik toplum yaratılır, Kuzey Kore gibi. Yabancıları ya ülkeye sokmayacaksınız ya da göndereceksiniz. Bu yapılırsa hiçbir sorun olmaz. Ancak böyle bir toplumun herhangi bir şeyi başarıp başaramayacağı büyük soru işareti yaratıyor. Toplumlar etkileşim içerisinde olmazlarsa sorunlarını çözemezler. Bu nedenle bunun mümkünatı artık yok. Diğer bir metod da asimilasyona gitmektir. Diğer bir çözüm ise apartheid olarak geçmektedir. Bugünkü bilinç artık asimilasyona izin vermemektedir.

Önce Fransa’da sonra Almanya’da sonra da Britanya çokkültülülük politikasının sona erdiğini açıklamışlardır.

Mikromilliyetçilik yani şehir milliyetçiliği diye bir şeyin olduğuna değinilmiştir. Kıbrıs’ta Baflılar ile Mağusalılar arasında bir gerginlik bulunmaktadır. Bunun çok basit bir nedeni var: İnsanlar kendi varlıklarına ve yaşam biçimlerine karşı tarafı tehdit olarak görüyorlar. Ekonomik ve kültürel olarak karşıt gruplar rakip görülmüştür. Aynı şeyi Kıbrıslı Türkler de hissediyor. TC’de etnik sorunlar asimilasyonla, sopaylave gerektiği anda silahla çözülmüştür. KKTC yönetimi gerçekten iki farklılıklar gösteren iki etnik alt grubu bir araya getirdi: KT ve Anakara Türkleri. Küçük bir ülkede bir araya getirmiştir. Her iki taraf da kendilerini tehlikede hissettiler. Kırbıslı Türkler’in kendilerini en iyi hissettikleri yer ve en mutlu oldukları yer Türkiye’dir. Dil açından da çok rahatlar. Kıbrılılar’ın ülkesinde ve başka ülkesinde bulamadığı şeyler bulabiliyorlar. Özetle, istanbul’da, TC’de ama genellikle büyük şehirlerde Kıbrıslı Türkler kendilerini iyi hissediyorlar. Bu yerlerde irite oldukları halk yaşıyor. Bunun tek bir açıklaması olabilir o da Kıbrıslı Türkler kendilerini başka etnik grupların tehlikesinde hissediyorlar. Bunun nedenleri kandırılarak, hazırlık ve adaptasyon yapılmadan bir araya getirilmeleridir. Fransa’da son dönemlerde göçmenlere karşı olduğu söylenen bazı yasalar çıkarıldığı söylendi. İngiltere’de de çok ciddi rahatsızlıklar var. Sınırlarla ilgili politikalarını da değiştirmek istiyorlar. Etnik gruplar arasındaki çatışmaları engellemek için yapılması gerekenler:
Avrupa tecrübelerinden yararlanmak,
Nüfusların siyasi olarak mobilize olmalarına karşı çıkması lazım. Şimdi AB’de de, Latin Amerika, Kuzey Amerika ülkelerinde de öğretmenler mobiliteye sahiptirler.

Kıbrıs’ta önleyemediğimiz sorunlarıyla başa çıkmamız lazım. Çokkütlürlülüğün temelindeki esas kelime “hoşgörü”dür. Genel olarak hoşgörü denilen şeyin şöyle kulağa gelmesi lazım: Apati, duyarsızlık, nihilizm içermeyen; empati içeren, karşı tarafı anlama ve kabul etme uğraşı içeren yaklaşımdır. Herhangi bir tanrıya inanan ve inanmayan, bizimle aynı geçmişe sahip olmayan insanlarla ilgili yapmamız gerekenlerden birincisi öğrenmek ve bunun sonucunda sevebiliyorsak sevmemiz; bizim dışımızda olan dinlerin, dillerin, kültürlerin bizim topraklarımızda da olsa yaşamasını kabul etmemiz gerekiyor. Bir hoşgörüyü bizim geliştirmemiz gerekiyor.

Hoşgörü ve çokkültürlülük çatışmaların önlenmesi için kullanılan unsurlardır. Biz sınıflarda, evde hoışgörüyü geliştirerek herhangi gruplar arasında olabilecek çatışmaları önleyebiliriz. Bu bir toplumsal barış sözleşmesidir. Küreselleşen dünyada mutlaka her yerde herkes yabancı olacaktır. Mutlaka bir gün siz de yabancı olabilirsiniz. Biz de hergün göç edebiliriz ve bir de küresel köy haline gelen yerde her zaman yabancılar olacaktır. Bizim etnik grubumuza saygıyla yaklaşılmasını istiyorsak kendi ülkemizde de bunu yapmamamız, gettolar yaratmamamız ve ayırımcılık yapmamamız gerekiyor.

Öğretmenler en fazla kişiye ulaşabilen kişilerdir.

Hoşgörü her düşünceden, her şehirden insalara karşı da kullanılabilecek bir enstrümandır.


Müdürümüzden
Müdürümüzden
LTL_YILLIK_2011_2012
LTL 2011-2012 Yıllığı
LTL Tanıtım Videosu
LTL Tanıtım Videosu







Copyright © 2008 - 2019 LTL.
Tüm hakları saklıdır.